resimKonu
 

MEZGİT BALIĞI (Merlangius merlangus)


Gadidae familyasından olan mezgit, dünya balıkçılık sanayisinde önemli rolü olan balıklardan biridir. Mezgit ülkemiz sularında en çok Karadeniz'de bulunur. Akdeniz ve Ege'de pek sık rastlanmaz. Ancak kışın Karadeniz'den sert kuzey rüzgarıyla Marmara'ya inen bir kısım sürüler kış aylarını burada geçirip mart ayında yumurta dökerler. Mayıs ayında yavrular kıyılardan, erişkinler ise kanalı takip ederek İstanbul Boğazı'ndan geçip Karadeniz'e çıkış yaparlar.

30-40m derinlikteki sularda ve dipte sürüler halinde yaşarlar. Mezgit balıklarının diğer türleri Atlas Okyanusu'nun iki kıyısında ve kutup denizlerinde yaşar.

Avrupa tarafında Kuzey Denizi'nde başlayan, Manş'tan Biscaye Körfezi'ne kadar uzanan bölgede, Skagerrak, Faeroes, Kuzeydoğu İskoçya'nın İzlanda'ya bakan kıyılarında; Atlas Okyanusu'nun Amerika kesiminde ise New Foundland ve New England açıklarında büyük miktarlarda avlanır.

Mezgit balığının ortalama boyu 30cm olup gövdesi elips şeklindedir. Sularımız dışında yakalanan türleri arasında boyu 110cm'i, ağırlığı 16 kiloyu bulanları vardır.



İnce derisine iyice intibak etmiş yumuşak pullan mevcuttur. Mezgitin gövde yapısının başlıca özelliklerinden biri üç adet sırt yüzgeci olmasıdır, iki adet anüs yüzgeci palet biçimindeki kuyruk yüzgecine doğru uzar. Tüm yüzgeçleri dikensiz ve yumuşaktır. Kafası gövdesine orantılı büyüklükte olan mezgitin ağzı büyüktür. Çenelerinde sivri dişler bulunur. Gözleri iridir. Yanal çizgisi belirgin olup, kuyruğa doğru uzanır. Mezgit balığının sırtı grimsi kahverengi, yanlan açık kahverengi, karnı ise beyazdır. Solungaçlarının arkasında birer siyah leke bulunur.

Mezgit sürüler halinde dolaşır. Yaşamını 30-40m'den daha derin diplerde gezinip, besin arayarak geçirir. Balıktan çok kabuklu, yumuşakça, deniz kestanesi, solucanlar ve balık yumurtalarıyla beslenir.



Mezgit balığı ocak ayının ortasından haziranın ortasına kadar olan süre içinde yumurta döker. Şubat ortasından mart ortasına kadar olan dönem en fazla yumurta bıraktığı zamandır. Önemli yumurtlama alanlarından biri Kuzey Denizi'nin yukarı kısmı ve İzlanda açıklarıdır. Çapı 1cm'yi geçen yumurtalar dibin yukarısında, suyun orta tabakalarında yüzer. Mezgit balığının yumurta dökme alanları 90m'ye ulaşan derinliklerdedir. Yavrular boyları 5cm'i buluncaya kadar yine orta tabakada kalır, sonra dipte beslenmeye başlarlar.



Çiftleşme sırasında erkek mezgitler saldırganca davranırlar. Bu davranış dişinin onlara doğru gitmesine yol açar. Eş seçen dişi yüzgeçlerini gövdesine bastırır. Bu, dişinin yaptığı çiftleşme çağrısıdır. Erkek mezgit böyle bir durumda karşısındakinin saldırganca davranmamasından dolayı onun dişi olduğunu anlar ve etrafında dolaşmaya başlar. Dişide onu izler. Bu sırada erkeğin solungaçlarının yanlarındaki siyah beneklerin gerisinde iki siyah leke daha belirir. Çiftleşmeden sonra dişi ortalama 12.000 yumurta bırakıp, uzaklaşır. Otuz saat kadar sonra tekrar erkeğin yanına gelir, yeniden çiftleşirler. Dişi yine 12.000 civarında yumurta döker. Bundan sonraki iki hafta içinde dişi on iki kez daha yumurtlayabilir. Bunların arasında ortalama otuzar saatlik süreler olur ve dişi her seferinde 12.000 kadar yumurta bırakır. Daha iri ve yaşlı dişilerin yumurtaları büyüktür. Bir mevsimde dökülen yumurtaların toplamı 200.000'e ulaşır.



Mezgit balığı yumurtalarının karşılaştığı tehlikelerin en önemlisi, akıntıların ve devamlı rüzgarların çok sayıda yumurtayı karasulara ve haliçlere sürüklemesidir.

Bu yerlerdeki koşullar balığın yaşaması için hiç uygun değildir. Dolayısıyla yumurtalar mahvolur.

Mezgit balığının eti beyaz ve lezzetlidir. Tavası, haşlaması yapılır.

Trol ağlarıyla büyük miktarda avlandığı gibi olta ile de avı yapılır. 30-40 kulaçta, iskandili dibe değdirmek suretiyle 2-5 köstekli takımlarla ve çapariyle yakalanması kolay bir balıktır.

Mezgit balığı yaz mevsimi hariç diğer mevsimler boyunca yumurtalı durumdadır. Karadeniz'de ve diğer sularda 30-40 mt'den daha derinliklerde ve dipte yaşamayı tercih eder. Şiddetli kış aylarında kuzey rüzğarlarının etkisiyle ortaya çıkan kuvvetli akıntıyla bir kısm sürüler İstanbul Boğazı'ndan Marmara'ya geçer. Bu nedenle Mart başında Marmara'da yumurta bırakırlar. Mayıs ayında 5-6cm boya erişmiş yavrular, kıyıları, ana ve babaları ise kanalları takiben Karadeniz'e çıkarlar. Bu bakımdan mezgite sularımızda Karadeniz'in balığı diyebiliriz.


Avcılığı


Çapari
Balık malzemesi satan mekanlardan değişik boylarda temin edilebilir şayet kendiniz yapmak isterseniz;
İsteğe bağlı olarak 10–20 adet 5 ile 3 numara arası iğne (beyaz). Hindi tüyü veya bulabilirseniz martı tüyü. İpek ve naylon kırmızı ip. Misina (beden 0.60-0.80mm köstekler 0.30-0.35mm) Akıntının sertliğine göre 250gr veya 400gr kurşun. İğneler köstek olarak teker teker bağlanır, bağlandıktan sonra tüyler kırmızı iple iğnelerin üzerine bağlanır bütün iğneler tamamlanınca köstekler bedene bağlanır ve çapariniz hazır.

Köstekli
Olta kısmı 0.35-0.40mm kalınlığında 3 veya daha fazla köstekten oluşur ve kösteğin biri (isteğe bağlı) kurşunun dibine diğerleri ise bedene takılır. Derinliklerine ve akıntılar gözönde tutularak 90-150gr ağırlığında iki tarafı delik olan kurşunun alt deliğine 35cm uzunluğunda 0.35mm kalınlığında bir köstek takılır. Üst deliğe ise 2.5m uzunlugunda 0.40mm kalınlığında beden eklenir. Beden 0.35mm kalınlığında (aslında misina seçimi size kalmış birşey) 20cm uzunluğunda 2-3 adet köstek ilave edilir. Kösteklerin birbirine deymemesi için aralarındaki mesafe 20cm+5cm olarak hesap edilir. Kösteklere kısa saplı olan 2-5 numara olan iğne bağlanır. Beden oltanın ucundaki fırdöndüye bağlanarak olta takımı hazırlanır.

 

 

Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
MarkaClick E-ticaret Sistemi ile hazırlanmıştır.
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır